ESKİ YÖNETİME AÇILAN DAVA DOSYASI KARARI
T.C.
AYDIN
1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ MAHKUMİYET HAPİS CEZASI
DOSYA NO : 2023/226 Esas
KARAR NO : 2025/262
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2011/4608
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BAŞKAN : İlker AKKAŞ 107064
ÜYE : Murat YAMALI 196293
ÜYE : Ayhan BAKIR 102184
C. SAVCISI : Aydın KARABIÇAK 101301
KATİP : Tayfun KOZOĞLU 153452
DAVACI : K.H.
KATILAN : AYDIN MALİYE HAZİNESİ
VEKİLLERİ : Av. RABİA BURCU ARSLAN,
Av. SEZGİN BAT EKER, Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü Efeler / Aydın Efeler/ AYDIN
KATILAN : S.S. AYKONUT KONUT YAPI KOOPERATİFİ, Güzelhisar Mah.Ulubatlı Cad.No:16 Merkez/ AYDIN.
VEKİLLERİ : Av. GÖKHAN ÖKTEN, Güzelhisar Mah. Kıbrıs Cad.Ökten Apt. No:64 At:2 Merkez/ AYDIN
Av. CAN YILMAZ, Güzelhisar Mah. Kıbrıs Cad.Ökten Apt. No:64 At:2 Aydın Aydın Merkez/ AYDIN
KATILAN : AYDIN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ : Av. ŞULE GÜL,
SANIK : DİLEK EDİS,
MÜDAFİ : Av. BELMA DOĞAN BUMİN
SANIK : MEHMET AKER,
MÜDAFİİ : Av. RAMAZAN AKER,
SANIK : YAŞAR ÖZKAN,
MÜDAFİİ : Av. RAMAZAN AKER,
SANIK : TURAN ERDOĞAN,
MÜDAFİİ : Av. BELMA DOĞAN BUMİN,
Av. RAMAZAN AKER,
SANIK : AHMET MAHİR CAN,
MÜDAFİİ : Av. DERGİN KAYA,
SUÇ : Zimmet
SUÇ TARİHİ : 2007
SUÇ YERİ : AYDIN/MERKEZ
KARAR TARİHİ : 30/06/2025
Yukarıda kimliği yazılı sanıklar hakkında Mahkememizde yapılan duruşma sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Aydın C. Başsavcılığının 01/11/2011 tarih ve 2009/2506 Soruşturma sayılı iddianamesiyle;
17/02/2009 tarihli dilekçeyle 20/02/2009 tarihinde başvuran S.S. Aykonut Konut Yapı Kooperatifi yöneticilerinin, kooperatifin 25/05/2008 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda değiştirilen ve ibra edilmeyen eski yönetim kurulu üyesi şüpheliler Turan, Mehmet, Fazil, Yaşar ve Dilek'in, kooperatifin harita mühendislik işleri için 15/03/2007 tarihli 08/1 sayılı karar ile kooperatife ait Yamaçevler Sitesinin 6.000 TL, Balıkköy Sitesinin 10.000 TL, Ata Sitesinin 100.000 TL, Ata Mahallesi mal sahibi payı için 120.000 TL, Güzelhisar Torlak Mevkii 2.602-2610/3 ada ve parseller arası için 137.000 TL KDV hariç bedel üzerinden işi şüpheli Ahmet Mahir Can'a ihale yapmaksızın verdiklerini;
Kendileri yönetime geldiklerinde Ahmet Mahir Can'a verilen işler için yeniden fiyat araştırmasına giriştiklerinde, Harita Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve üç ayrı harita mühendisinden aldıkları fiyat tekliflerine göre 100.000 Liraya yaptırılan Ata Sitesi imar uygulamasının 9.841 Liraya; 120.000 Liraya yaptırılan Ata Sitesi mal sahibi payı imar uygulamasının 10.832 Liraya; 137.000 Liraya yaptırılan Güzelhisar Mahallesi Torlak Mevkii imar uygulamasının 18.727 Liraya yaptırılabileceğinin anlaşıldığını;
Bu şekilde fahiş bedellerle verilen işlerden sadece Ata Sitesi imar uygulamasının yapılarak bitirildiğini, buna rağmen henüz yapılmamış olan işler için de 280.884 Lira fazla ödeme yapıldığını söyleyerek yakınıcı olmaları üzerine soruşturma başlatıldığı;
İfadesi alınan şüphelilerin, suçlamayı kabul etmedikleri, ancak, aşağıda açıklaması yapılan bilirkişi raporundaki tespitlerin tatmin edici açıklamasını yapamadıkları;
Kooperatif belgeleri üzerinde iddialar doğrultusunda inceleme yapan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/06/2011 tarihli raporunda özetle, önceki kooperatif yönetiminin, yakınma dilekçesinde yer alan ve yukarıda açıklaması yapılan yerlerin imar uygulaması için Ahmet Mahir Can ile sözleşme imzalanması yönünde karar aldığını, Ata Mahallesi birinci kısım için 100.000 TL bedelli, ikinci kısım için 120.000 TL bedelli iki adet hizmet sözleşmesi düzenlendiğini; 2007 yılında Ahmet Mahir Can'a 180.000 TL bedelli çek, 126.850 TL tutarında nakit, 2008 yılında 2.500 TL nakit ödeme yapıldığını, 60.000 TL bedelli çekin kooperatife iade edildiğini, ancak, çek bedellerinin tekrar parça parça nakit veya banka talimatıyla Ahmet Mahir Can'a 66.000 TL olarak geri ödendiğini; 2006-2007-2008 eki muavin defterlere göre Ahmet Mahir Can'a 309.350 TL ödeme yapıldığını, Harita Mühendisleri Odasından alınan fiyat tekliflerine, yapılan işe ve ödenen bedele göre kooperatif yöneticilerinin Ahmet Mahir Can'a 288.646, 49 TL fazladan ödeme yaptıklarını belirlediği anlaşıldığından;
Şüphelilerin atılı suçtan yargılanmalarıyla TCK'nin 155/2 ve 53/1 maddeleri( Şüpheliler Turan, Mehmet, Fazil, Yaşar ve Dilek için); TCY'nın 155/2, 39/1 ve 53/1. maddeleri (Şüpheli Ahmet Mahir için) uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve haklarında güvenlik tedbirleri uygulanmasına karar verilmesi istemiyle Aydın Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2019 tarih ve 2011/520 Esas - 2019/453 Karar sayılı hükmünün istinaf edilmesi üzerine gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22/10/2019 tarih ve 2019/1711 Esas - 2019/2268 Karar sayılı ilamıyla bozularak dosyanın mahkemesine iade edildiği, anılan mahkemenin 15/12/2020 tarih ve 2019/1732 Esas - 2020/1257 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararının verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizin 2021/58 Esas sırasına kaydının yapıldığı,
Mahkememizce verilen 23/05/2022 tarih ve 2021/58 Esas ve 2022/322 karar sayılı karar katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmiş ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/2902 Esas 2023/1668 karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla dosya yeniden ele alınmıştır.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDA MÜTALAASINDA: Sanıklar hakkında atılı suçtan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23/05/2022 tarih ve 2021/58 Esas ve 2022/322 karar sayılı kararın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/2902 Esas 2023/1668 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde;
25/05/2008 tarihindeki olağan genel kurulda değiştirilen ve ibra edilmeyen SS Aykonut yapı kooperatifi eski yönetim üyesi sanık Ahmet Mahir Can dışındaki sanıkların, kooperatif bünyesindeki Ata mahallesindeki sitenin imar uygulamasına yönelik harita mühendislik işleri için sanık Ahmet Mahir Can ile anlaştıkları, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu; sanık Ahmet Mahir Can ile ata mahallesi birinci kısım için 100.000 TL bedelli, ikinci kısım için 120.000 TL bedelli 2 adet hizmet sözleşmesi düzenlendiği ancak muavin defterlere göre sanık Ahmet Mahir Can'a 309.350 TL ödeme yapıldığı, harita mühendisleri odasından alınan fiyat listesine göre sanıkların bu iş için 288.646.49 TL fazla ödeme yaptıkları iddiasıyla sanıklar hakkında 01/11/2011 tarihinde kamu davası açıldığı olayda;
Soruşturma aşamasında alınan 27/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda; Ata mahallesindeki imar uygulamaları için harita ve kadastro mühendisleri odasından alınan birim maliyet rayiç değer tespitine göre sanıkların toplamda 288.646.49 TL fazla ödeme yaptıklarının belirtildiği, yargılama aşamasında alınan 08/12/2021 tarihli 3 kişilik bilirkişilik kurulunca düzenlenen raporunda harita mühendisi sanık Ahmet Mahir Can'a 2007 yılı itibariyle 63.709.69 TL, 2008 yılı itibariyle 76.124.75 TL ödenmesi gerekmesine rağmen 309.350 TL ödeme yapılarak kooperatifin kasasından fazla ödeme yapıldığının belirtildiği, 28/01/2022 tarihli raporda da 2007 yılı için 255.358, 31 TL, 2008 yılı için 244,837,25 TL fazla ödeme yapılarak sanık Ahmet Mahir Can tarafından mal edinilmesinin sağlandığının belirtildiği, bu sonuca göre; kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeleri kooperatif harcamalarında usulsüzlükler yaparak menfaat sağlamaları halinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/3 maddesi gereğince kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları, zimmet suçuna ilişkin TCK 247/1 maddesi suçun yasal unsurlarını tarif ederken; "görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimi ile yükümlü olduğu malı" diyerek suçun birinci yasal unsurunu tarif edildiği, olayımızda kooperatif yöneticisi olan sanıklarda kooperatif parasını harcama yetkisi bulunduğu dikkate alındığında bu ilk yasal unsurun var olduğu, ikinci yasal unsurun malın zimmete geçirilmesi yani şahsen kullanılması gerektiği, bunu tarif ederken de "malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren" şeklinde denildiği, yani sanıkların kooperatif parasını bizzat kendi uhdesine geçirmesi şart olmayıp başka kişiye haksız yere vermesi ve onun uhdesine geçirilmesinin de zimmet suçunun konusunu oluşturabileceği, olayımızda sanıkların bilerek diğer sanık Ahmet Mahir Can'ın yaptığı hizmete karşılık birden fazla kez ödeme yaparak kooperatif parasını haksız yere onun uhdesine geçirerek iştirak halinde üzerilerine atılı zincirleme şekilde zimmet suçunu işledikleri yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanıkların eylemlerine uyan TCK'nin 247/1, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.
SANIKLAR SAVUNMASI:
SANIK MEHMET AKER BOZMA ÖNCESİ ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki ifademi tekrar ederim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini istiyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK MEHMET AKER BOZMA SONRASI ALINAN SAVUNMASINDA: "Bozma ilamını kabul etmiyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK YAŞAR ÖZKAN BOZMA ÖNCESİ ALINAN SAVUNMASINDA: "Bende söz konusu kooperatifte yönetim kurulu üyesiydim. Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Beraatime karar verilsin. Suçlamaları kabul etmiyorum. Zemin etütleri plan proje iptal oldu. Biz olmayan yerle ilgili yargılanıyoruz." şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK YAŞAR ÖZKAN BOZMA SONRASI ALINAN SAVUNMASINDA: "istinafın vermiş olduğu kararı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK TURAN ERDOĞAN BOZMA ÖNCESİ ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki beyanlarımı aynen tekrar ediyorum. Bende yönetim kurulu üyesiydim. Şuanda davaya esas olan Ata Mahallesi Ata Sitesi denilen yer ile Güzelhisar Mahallesindeki uygulamaların hepsi iptal edilmiştir. Ata Mahallesindeki Ata Sitesi de mal sahibi tarafından sözleşme hükümleri yerine getirilmediği için geri dönüşüm için dava açılmıştır. Davaları da devam etmektedir. Önceden yapılan binalarla ilgili yıkım talebi de söz konusudur. Avukatım daha detaylı yazılı olarak beyanlarını bildirecektir. Corona virüsten dolayı rahatsızdır. O nedenle duruşmaya katılamamıştır. Suçlamaları kabul etmiyor, beraatimi talep ediyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK TURAN ERDOĞAN BOZMA SONRASI ALINAN SAVUNMASINDA: "Bozma ilamını kabul etmiyorum. Bölge Adliye Mahkemesi savunmalarımızı dikkate almamıştır. Zimmet suçlamasıyla ilgili olarak ilk bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişiyle yolda karşılaştığımızda eğer sizin bir lira zimmetinizi bulsaydım sizi yakardım demişti. Gerekirse bu tanığın dinlenilmesini talep ediyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK AHMET MAHİR CAN BOZMA ÖNCESİ ALINAN SAVUNMASINDA: "Daha önceki mahkemede beraat etmiştir. Savunmalarımı aynen tekrar ederim. Yaptığımız iş ve işlemlerin tamamı üzerinden değil bir kısmı üzerinden minimum değerler tespit edilmek suretiyle kooperatifin zarara uğratıldığı iddiası vardır. Örneğin bütün avukatlar avukatlık ücret tarifi üzerinden davaya girmezler. Farklı ücret tarifesi üzerinden davaya girmekle müvekkillerini zarara mı uğratmış sayılırlar. Kaldı ki bizim yaptığımız iş ve işlemler bir kalem değildir. Yıllara sarihtir. Yıllarca devam eden işlerdir. Bütün bu yıllar göz önüne alınarak ücretler belirlenmiştir. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK AHMET MAHİR CAN BOZMA SONRASI ALINAN SAVUNMASINDA: "Bozma ilamını kabul etmiyorum. Savunmalarımızı dikkate almamış. Dolayısıyla beraat kararı verilmesini talep ediyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK DİLEK EDİS BOZMA ÖNCESİ ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim. Bunlara ekleyeceğim herhangi bir husus yoktur." şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK DİLEK EDİS BOZMA SONRASI ALINAN SAVUNMASINDA: "Bozma ilamını kabul etmiyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
DELİLLER:
1-Sanıkların tüm aşamalardaki anlatımları
2-Sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları
3-Mahkememizin 23/05/2022 tarih 2021/58 esas 2022/322 karar sayılı ilamı
4-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30/03/2023 tarih 2022/2902 esas 2023/1668 karar sayılı ilamı
5-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Sanıklar hakkında hizmet gereği güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, davanın açıldığı Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen 2011/520 esas 2019/453 karar sayılı hüküm ile sanık Ahmet Mahir Can yönünden beraat, sanık Fazıl Atmaca yönünden ölüm nedeniyle düşme, sanıklar Yaşar Özkan, Dilek Edis, Mehmet Aker, Turan Erdoğan hakkında TCK 155/2,62 maddelerinden netice olarak 6.000,00 ve 80,00 TL adli para cezası kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 2019/1711 esas 2019/2268 karar sayılı ilamı ile "Sanıklar Dilek Edis,Turan Erdoğan,Mehmet Aker,Yaşar Özkan kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyelik görevleri sırasında, kooperatif harcamalarında usulsüzlükler yaparak sanık Ahmet'e menfaat sağladıklarının iddia edildiği olayda; "1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesindeki "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları, blanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılırlar." şeklindeki düzenlemeye göre, sanıkların eyleminin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturabileceği ve 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca bu davaya ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle hükmün bozulduğu, bozma üzerine Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1732 esas 2020/1257 karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın Mahkememize tevzi edildiği, yargılama sırasında savunma ve beyanların alındığı, emekli Sayıştay uzmanlarından rapor alındığı, alınan raporda sanıkların uhdelerinde para bulunmayıp, Kooperatif parasının 2007 ve 2008 yıllarında Harita Mühendisi Ahmet Mahir Can'a fazla ödeme yapıldığı hususunun belirtildiği, yapılan yargılama sonucunda Mahkememizden verilen 2021/58 esas 2022/322 karar sayılı hüküm ile zamanaşımı yönünden düşme kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 2022/2902 esas 2023/1668 karar sayılı ilamı ile "25/05/2008 tarihindeki olağan genel kurulda değiştirilen ve ibra edilmeyen SS Aykonut yapı kooperatifi eski yönetim üyesi sanıkların, kooperatif bünyesindeki Ata mahallesindeki sitenin imar uygulamasına yönelik harita mühendislik işleri için Ahmet Mahir Can ile anlaştıkları, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu; Ahmet Mahir Can ile ata mahallesi birinci kısım için 100.000 TL bedelli, ikinci kısım için 120.000 TL bedelli 2 adet hizmet sözleşmesi düzenlendiği ancak muavin defterlere göre Ahmet Mahir Can'a 309.350 TL ödeme yapıldığı, harita mühendisleri odasından alınan fiyat listesine göre sanıkların bu iş için 288.646.49 TL fazla ödeme yaptıkları iddiasıyla hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçundan 01/11/2011 tarihinde kamu davası açıldığı,
Mahkemece 13/03/2019 tarihli hükümle bir kısım sanıklar hakkında hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçundan ceza verildiği, istinaf başvurusu üzerine Dairemizce 22/10/2019 tarihli karar ile sanıkların eyleminin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturabileceği ve 5235 sayılı kanunun 12. maddesi uyarınca zimmet suçundan yargılama yapmak ve delilleri takdir etmek yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemelerinin olduğu bahisle bozma kararı verildiği ve bu karara istinaden Asliye Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik karar üzerine dosyanın geldiği Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından eylemin hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak veya görevi kötüye kullanmak suçlarını oluşturabileceği ve bu suçlar yönünden dava zaman aşımının dolduğundan bahisle davanın düşürülmesine karar verildiği ve bu karara karşı sanık Mehmet Aker, Yaşar Özkan,Turan Erdoğan müdafii ve Dilek Ediz müdafiileri ve sanık Ahmet Mahir Can tarafından beraat etmeleri gerektiğinden bahisle ve katılan vekili tarafından sanıklar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 27/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda; Ata mahallesindeki imar uygulamaları için harita ve kadastro mühendisleri odasından alınan birim maliyet rayiç değer tespitine göre sanıkların toplamda 288.646.49 TL fazla ödeme yaptıklarının belirtildiği, yargılama aşamasında alınan 08/12/2021 tarihli 3 kişilik bilirkişilik kurulunca düzenlenen raporunda harita mühendisi Ahmet Mahir Can'a 2007 yılı itibariyle 63.709.69 TL, 2008 yılı itibariyle 76.124.75 TL ödenmesi gerekmesine rağmen 309.350 TL ödeme yapılarak kooperatifin kasasından fazla ödeme yapıldığının belirtildiği. 28/01/2022 tarihli raporda da 2007 yılı için 255.358, 31 TL, 2008 yılı için 244,837,25 TL fazla ödeme yapılarak Ahmet Mahir Can tarafından mal edinilmesinin sağlandığının belirtildiği, mahkemece de hüküm kurulurken eylemin TCK 155/2 veya 257/1 maddesi kapsamında kalacağı, açılan kamu davasının zaman aşımını dolması sebebi ile dürüşülmesine karar verildiği, başka bir deyişle mahkemece oluştuğu kabul edilen hizmet sebebi ile güveni kötüye kullanmak suçundan mağdurun zararını failin yararına bir menfaat elde edilmesinin ve yine görevi kötüye kullanmak suçunda kişilerin mağduriyeti veya kamunun zararı ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması gerektiğinin suçun yasal unsurlarından olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporlarında belirtilen Ahmet Mahir Can'ın kooperatiften alması gerektiğinin çok üzerinde para alarak mal edindiğinin kabul edildiği sonucu çıkarılmaktadır.
Bu sonuca göre; kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeleri kooperatif harcamalarında usulsüzlükler yaparak menfaat sağlamaları halinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/3 maddesi gereğince kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklardır. Zimmet suçuna ilişkin TCK 247/1 maddesi suçun yasal unsurlarını tarif ederken; "görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimi ile yükümlü olduğu malı" diyerek suçun birinci yasal unsurunu tarif etmiştir. Olayımızda kooperatif yöneticisi olan sanıklarda kooperatif parasını harcama yetkisi bulunduğu dikkate alındığında bu ilk yasal unsurun var olduğu anlaşılmaktadır. İkinci yasal unsur malın zimmete geçirilmesi yani şahsen kullanılması gerekmektedir. Bunu tarif ederken de "malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren" denilmiştir. Yani sanığın kooperatif parasını bizzat kendi uhdesine geçirmesi şart olmayıp başka kişiye haksız yere vermesi ve onun uhdesine geçilmesi de zimmet suçunun konusu oluşturabilmektedir. Ancak bu düzenleme dikkate alınmaksızın kararın gerekçesinde, "sanıkların uhdelerinde para bulunmayıp kooperatif parasının 2007 ve 2008 yıllarında harita mühendisi Ahmet Mahir Can'a fazla ödeme yapıldığı hususunun belirtildiği, sanıkların uhdelerine geçen mal edinilen para veya menfaat bulunmadığından zimmet suçunun unsurlarının bulunmadığı" denilmiştir. Zimmet suçunun oluşmayacağına dair gerekçe hukuka uygun değildir. Sanıkların bilerek bir başkasının yaptığı hizmete karşılık fazla ödeme yaparak kooperatif parasını haksız yere onun uhdesine geçirmiş olmaları da zimmet suçunun konusu oluşturabilecek iken yanlış gerekçe ile suçu oluşturmadığını kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; mahkeme eylemin TCK 155/2 veya 257/1 maddesi kapsamında kalacağını belirterek dava zaman aşımı sebebi ile düşürme kararı vermiştir. TCK 155/2 maddesinin müeyyidesi 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezasıdır. TCK 66/1-d maddesi gereğince bu suçun dava zaman aşımı süresi 15 yıl ve azami zaman aşımı süresi ise 22 yıl 6 aydır. Eğer bu suçun oluştuğu kabul edilecek olur ise zaman aşımının dolmadığı görülecektir.
Belirtilen sebepler ile bilirkişi raporları ile ortaya konulan ve mahkemece kooperatif parasında fazla ödeme yapıldığı kabul edilen eylemde zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmasına rağmen yanlış gerekçe ile oluşmadığının kabulü ve mahkemenin eylemi vasıflandırma esnasında birden fazla suç tipini oluşturabileceği şeklinde hukuken kabul edilemez bir yaklaşım ötesinde hangi suç tipine girdiğinin delilleri ve unsurları ile ortaya konulması ve zaman aşımının da bu suç tipine göre değerlendirilmesi gerektiği nitekim kabul edilen eylemlerden TCK 155/2 maddesinin oluştuğu dikkate alınsa zaman aşımının dolmayacağının görüldüğü, bu hususlar dikkate alınarak mahkemenin denetime elverişli şekilde gerekçe yazmaksızın çelişkili ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile örtüşmeyen hüküm kurması," gerekçesiyle hükmün bozulduğu, Mahkememizce bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda;
Zimmet suçunun, kamu görevlisinin zilyetliğinde bulunan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu, diğer bir ifadeyle hakimiyeti altındaki mala karşı işlendiği için, bunun mal edinilmesini sağlamak amacıyla başkasının aldatılmasının gerekmediği, nitelikli zimmete vücut veren hilenin, suçun ortaya çıkmasını önlemek için yapılan ve aldatıcılığı olan, suç kanıtlarını gizlemeye yönelik her türlü faaliyet olduğu, hilenin kaba ve ilk bakışta anlaşılabilen, olağan denetimlerle kolayca ortaya çıkarılabilen nitelikte olmamasının gerektiği, Kurum içindeki kayıt ve belgeler ile malları üzerinde bilirkişiler veya kurumun denetim organlarına yaptırılan incelemeler ve normal denetimle zimmetin ortaya çıkarılması durumunda, nitelikli zimmetten söz edilemeyeceği, zimmet kavramının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/454 esas 2019/196 karar sayılı ilamında "Zimmet suçu ise 5237 sayılı TCK'nın 247. maddesinde;
"(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir.
Madde ile kamu görevlisinin görevi dolayısıyla kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu mallar üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayan bir surette tasarrufta bulunması, bu malları kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi suç olarak tanımlanmıştır. Zimmete geçirme, suç konusu mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmayı ifade eder. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, zimmet suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın kamu görevlisinin şahsının veya bir başkasının zimmetine geçirilmiş olması arasında fark bulunmamaktadır." şeklinde tariflendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/557 esas 2018/124 karar sayılı ilamında da "Madde ile kamu görevlisinin görevi dolayısıyla kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu mallar üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayan bir surette tasarrufta bulunması, bu malları kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi suç olarak tanımlanmıştır. Zimmete geçirme, suç konusu mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmayı ifade eder. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, zimmet suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın kamu görevlisinin şahsının veya bir başkasının zimmetine geçirilmiş olması arasında fark bulunmamaktadır.
Maddenin ilk fıkrasında zimmet suçunun basit şekli düzenlenmiş, ikinci fıkrada, suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi daha fazla ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâl olarak öngörülmüş, böylece hileli davranışlarla işlenen zimmet suçu, ayrı bir suç olarak değil, basit zimmet suçunun nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde "...Zimmet suçunda, suç konusu mal kamu görevlisinin zilyetliğinde veya koruma ve gözetim sorumluluğunda olduğu için, bunun zimmete geçirilmesi için herhangi bir kişinin aldatılmış olması gerekmez. Burada hile, sadece zimmet olgusunun sonradan anlaşılmasının önüne geçilmek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Bu bakımdan, zimmet suçundaki hile, suçun delillerini gizlemeye yönelik bir davranıştır..." ifadelerine yer verilmek suretiyle nitelikli zimmet suçunun oluşması bakımından hilenin hangi davranışlarla gerçekleştirilmesi gerektiğine ilişkin açıklama yapılmıştır. Görüldüğü gibi hilenin aldatıcı nitelikte ve zimmet olgusunun sonradan anlaşılmasının önüne geçilmesine yönelik olması ve bunu sağlamaya elverişli nitelikte bulunması gerekir. 765 sayılı TCK'nun 202. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "dairesini aldatacak" ibaresine, maddede yer verilmeyerek nitelikli zimmet suçunun uygulama alanı genişletilmiş, böylece hileli davranışların olağan ve basit bir denetim, araştırma ve karşılaştırma ile ilk bakışta kolayca ve kesin bir biçimde anlaşılabilecek nitelikte olmamak şartıyla, zimmet veya miktarının kurum içi kayıtlardan ortaya çıkarılması hâlinde de eylemin nitelikli zimmet olarak kabulü mümkün hâle gelmiştir." şeklinde ifade edildiği, zimmet suçunun TCK'nın 247. maddesinde;
"(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir" şeklinde düzenlendiği,
5237 sayılı TCK'nın 247.maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimi ile yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesinin" gerektiği, somut olayda kooperatif yöneticisi olan sanıkların usulsüzlükler yaparak menfaat sağlamaları halinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/3 maddesi gereğince kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları, soruşturma aşamasında alınan raporda Ata Mahallesindeki imar uygulamaları için Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası'ndan alınan birim maliyet rayiç değer tespitine göre sanıkların toplamda 288.646.49 TL fazla ödeme yaptıklarının belirtildiği, yargılama aşamasında alınan 08/12/2021 tarihli 3 kişilik bilirkişilik kurulunca düzenlenen raporunda Harita Mühendisi sanık Ahmet Mahir Can'a 2007 yılı itibariyle 63.709.69 TL, 2008 yılı itibariyle 76.124.75 TL ödenmesi gerekmesine rağmen 309.350,00 TL ödeme yapılarak kooperatifin kasasından fazla ödeme yapıldığının belirtildiği, 28/01/2022 tarihli raporda da 2007 yılı için 255.358, 31 TL, 2008 yılı için 244,837,25 TL fazla ödeme yapılarak sanık Ahmet Mahir Can tarafından mal edinilmesinin sağlandığının belirtildiği, bozma ilamında "Sanıkların bilerek bir başkasının yaptığı hizmete karşılık fazla ödeme yaparak kooperatif parasını haksız yere onun uhdesine geçirmiş olmaları da zimmet suçunun konusu oluşturabilecek iken" şeklinde belirtildiği üzere sanıkların kooperatif yöneticisi olarak bir başkasının yaptığı hizmete karşılık o döneme göre fazla ödeme yaparak kooperatif parasını haksız yere onun uhdesine geçirmiş olmalarının da zimmet suçunun konusu oluşturabileceği, bozma ilamının da bu yönde olduğu anlaşılmış ve sanıkların zimmet suçundan cezalandırılmaları cihetine gidilmiştir.
Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken suçun işlenme şekli ve miktara göre takdiren alt sınırdan belirleme yapılmıştır.
Birden fazla ödeme ile sonuç meydana geldiğinden eylemin zincirleme şekilde işlendiği kabul edilmiş ve TCK 43/2-1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılmıştır.
Basit bir inceleme ile ortaya çıkması sebebiyle nitelikli zimmet hükümleri uygulanmamıştır.
Verilen ceza miktarı nedeniyle sanıklar hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddeleri uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-) 1-Sanık DİLEK EDİS'in üzerine atılı zimmet suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 247/1 maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi değerlendirilerek takdiren sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK 43/2-1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın geçmişi yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında başkaca takdiri indirim ve yasal arttırım maddesinin uygulanmasına takdiren Yer Olmadığına,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, ayrıca sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanması nedeniyle TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısı kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına,
6-Verilen ceza miktarı nedeniyle sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
B-) 1-Sanık MEHMET AKER'in üzerine atılı zimmet suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 247/1 maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi değerlendirilerek takdiren sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK 43/2-1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın geçmişi yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında başkaca takdiri indirim ve yasal arttırım maddesinin uygulanmasına takdiren Yer Olmadığına,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, ayrıca sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanması nedeniyle TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısı kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına,
6-Verilen ceza miktarı nedeniyle sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
C-) 1-Sanık YAŞAR ÖZKAN'ın üzerine atılı zimmet suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 247/1 maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi değerlendirilerek takdiren sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK 43/2-1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın geçmişi yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında başkaca takdiri indirim ve yasal arttırım maddesinin uygulanmasına takdiren Yer Olmadığına,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, ayrıca sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanması nedeniyle TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısı kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına,
6-Verilen ceza miktarı nedeniyle sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
D-) 1-Sanık TURAN ERDOĞAN'ın üzerine atılı zimmet suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 247/1 maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi değerlendirilerek takdiren sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK 43/2-1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın geçmişi yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında başkaca takdiri indirim ve yasal arttırım maddesinin uygulanmasına takdiren Yer Olmadığına,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, ayrıca sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanması nedeniyle TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısı kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına,
6-Verilen ceza miktarı nedeniyle sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
E-) 1-Sanık AHMET MAHİR CAN'ın üzerine atılı zimmet suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 247/1 maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi değerlendirilerek takdiren sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirmesi nedeniyle TCK 43/2-1. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın geçmişi yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında başkaca takdiri indirim ve yasal arttırım maddesinin uygulanmasına takdiren Yer Olmadığına,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, ayrıca sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanması nedeniyle TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısı kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına,
6-Verilen ceza miktarı nedeniyle sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
F-) 5320 sayılı kanunun 16.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra ilamın bir nüshasının ve sanık karar takip formunun ilgili kolluk birimine gönderilmesine,
G-) 5271 sayılı CMK 324 maddesi uyarınca yargılama dolayısıyla yapılan 110 davetiye gideri 3.230,00 TL, bilirkişi ücreti 4.550,00 TL, posta masrafı 57,00 TL olmak üzere toplam 7.837,00 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, katılan hazine vekilinin, katılan kooperatif vekili Av. Can Yılmaz, Sanıklar MehmetAker, Yaşar Özkan ve Turan Erdoğan müdafi Av. Ramazan Aker, sanık Ahmet Mahir Can müdafi Av. Dergin Kaya, sanık Mehmet Aker, sanık Turan Erdoğan'ın yüzlerine karşı, duruşmada hazır olmayan sanıklar Dilek Edis, Yaşar Özkan, Ahmet Mahir Can, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin yokluğunda, 12/03/2024 tarihli resmi gazetede yayınlanan, 01/06/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı yasanın 18. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 273. maddesi uyarınca gerekçeli karar kısa karar ile birlikte açıklanmadığından tebliğden itibaren iki hafta içinde Mahkememize hitaben düzenleyecekleri bir dilekçe ile yahut tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine yapacakları beyanla, İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun oybirliği ile karar verildi, gerekçesi kısaca açıklandı.30/06/2025